- İçeriden yıkım |
İÇERİDEN MİNİ MAKİNALAR İLE YIKIM Uygulama: İlk olarak yıkılması planlanan yapının statik olarak mini makine ile yıkıma elverişli olup olmadığı mühendis kontrolünde denetlenir. Yapı mini makine ile yıkıma elverişli ise döşeme kalınlığı ve vibrasyon dikkate alınarak 770 ila 5500 kg ağırlık arasındaki uygun makina ve ekipman seçilir. Yapının en üst döşemesinde cephe kenarları ve yırtık döşeme kenarlarına metal korkuluk inşa edilir. Genel kontrolü ve bakımı yapılmış makinalar ile güvelik kontrolleri alınmış döşemelerden hidrolik kırıcılar yada çene ataşmanları ile kırıma başlanılır. Döşeme kırımı bitirildikten sonra donatılar kesilerek, çelik konstrüksiyon yada ahşap malzemeden imal edilmiş platform yardımı ile mini makineler bir alt döşemeye indirilir. İnşa edilen metal korkuluklar sökülerek bir alt kata monte edilir. Bir alt döşemeye indirilen mini makineler kirişleri ve kolonları kırdıktan sonra oluşan molozlar enkaz sevk bölgesinden temizlenerek zemine nakledilir. Donatıların kesilmesi esnasında makas ataşmanı veya oksijen kaynağı kullanılmaktadır. Oksijen kaynağı kullanımında ve kesim işleminde çalışanlar ve çevre açısından bütün güvenlik tedbirleri alınmaktadır. Kullanılan Makinalar: Mini Ekskavatörler : 900 ile 5.500 kg arasında kauçuk ve demir palet seçeneği bulunan kazı makinalarıdır. Hidrolik donanımları sayesinde kırıcı ve parçalayıcı çene ataşmanlarını kullanabilirler. Ayrıca sıfır kuyruk dönüşü ile dar alanlarda yüksek performans sunar. Mini Yükleyiciler : 2.500 ile 3.500 kg. arasında lastik tekerlekli nokta dönüşü kabiliyetine sahip yükleme makinalarıdır. 700 ile 1.000 kg arasında emniyetli yük kaldırma performansı sunarlar. Ayrıca yükleyici kovası yerine kırıcı ataşmanı takarak kırım işlerimlerinde de kullanılabilir. Mini Kazıcı Yükleyiciler : 2.5 tonluk bir mini ekskavatör ile 700 kg kaldırma gücüne sahip bir mini yüklecinin performansını bir arada sunan nokta dönüşü yapabilen makinalardır. Ayrıca hidrolik donanımları sayesinde kırıcı, çene gibi kırma ataşmanlarını çalıştırabilir. Mini makina gurubundaki bütün makinalar dünyaca kabul görmüş kabin güvenlik standartı olan ROPS/FOPS (Devrilme ve üzerine yük düşmesi durumunda mukavemet) sertifikalarına sahiptir.
YÜKSEK ERİŞİMLİ MAKİNALAR İLE YIKIM Uygulama: Uzun bomlu yıkım makinasi,yıkılacak binaya nakledildikten sonra makinanin yıkım çalışmasını yapabileceği önceden tespit edilen güvenli alana yerleşir. Gerekli ekipmanlar (Çene vs.) makinaya bağlanarak kırım için hazır hale getirilir. Çevede ve makinada bütün kontroller yapıldıktan sonra en üst kota uzanan bomun ucundaki çene ataşma ile beton kırma işlemi başlatılır. Kirişler kolon başlarından kesilir, kesilen kiriş ataşman yardımı ile tutularak zemine indirilir.Kolonlar ise bir alt döşemenin bağlantı kısmından kesilerek, yine ataşman yardımıyla zemine indirilir. Kullanılan Makina: Bu makinalar 35 ton ve üzeri ekskavatörlere uygulanan bir sistemdir. Ekskavatörün üzerinde bulunan kazıcı kolu çıkarılarak üç kademeli yüksek erişim bomu monte edilir. Bu eklemli bom sayesinde yüksek alanda en dar yerlere bile temas sağlanarak kırma işlemi gerçekleştirilir. Ataşman Özellikleri: Uzun erişimli boma sahip makinalarda kırıcı yerine hidrolik basınç ile sıkıştırarak betonu kıran çene ataşmanları kullanılmaktadır. Çene ataşmanı yüksek güçte hidrolik basınç ile tahrik olur ve mukavemeti yüksek betonı bile kolayca parçalar. Ayrıca bu ataşmanlar ile botonun içerisindeki demirde kesilebilir.
Uygulama: İlk olarak kesilecek olan parça tespit edilir ve karot ile karşıklı eşit noktalardan delikler açılır. Sahada bulunan vinç uygun yere kurulur. Kesilecek parçanın ağırlığının tespiti yapılır. Güvenli mukavemet kat sayısı hesaplanarak hazırlanan çelik halatın bir ucu vince bağlanır, 1'nci delikten aşağı doğru geçirilerek 2'nci delikten yukarı doğru geçirilip (boğma) vince bağlanılarak gerginleştirilir. Makinelere su bağlantıları yapılır. Derz kesmelerde, terazili ve düzgün bir şekilde raylar monte edilir ve kesim işlemi başlar. Blok parça serbest kalana kadar kesim işlemi yürütülür. Kesinlikle herhangi bir sıkışma olduğu zaman vincin gücüyle koparma yapılmaya çalışılmaz. Serbest kalan beton blok vinç yardımı ile güvenli bir şekilde sahada uygun bir yere nakledilir.Bu işlem blok blok kesilerek yıkılacak yapının bitmesine kadar aynı şekilde devam eder. Kullanılan Makina: Beton kesme makinesi; Raysız çalışır, sadece yatay çalışır, personel koordine eder, uzaktan kumanda edilemez, hidrolik takviyesi mevcut değildir, elektrik ile çalışır, sulu kesim yapılır, çok hızlı kesim yapar. Derz kesme makinesi; Raylı çalışır, yatay ve düşeyde çalışır, uzaktan kumanda edilebilir, hidrolik takviyeli çalışır,elektrik ile çalışır, sulu kesim yapılır, çok düzgün ve nizami kesim yapar ancak hızlı kesim yapamaz. Karot delme makinesi; Yatay ve düşeyde çalışır, personel koordine eder, elektrik ile çalışır, sulu delme Ataşman Özellikleri: Uzun erişimli boma sahip makinalarda kırıcı yerine hidrolik basınç ile sıkıştırarak betonu kıran çene ataşmanları kullanılmaktadır. Çene ataşmanı yüksek güçte hidrolik basınç ile tahrik olur ve mukavemeti yüksek betonı bile kolayca parçalar. Ayrıca bu ataşmanlar ile botonun içerisindeki demirde kesilebilir. Patlatma ile binaların kontrollü ve güvenli olarak yıkımı süreci 13. yy sıralarında kara barutun bulunması ile başlamıştır. Kara barut kullanılarak yapılan ilk patlatmalar ise 1600 yılında Macaristan‘ daki taş ocaklarında kayaçların patlatılması ile başlamıştır. Hemen kısa bir süre içinde İngiltere’deki kalay madenleri ve İsviçre’ nin kaya patlatma teknolojisini yol konstrüksiyonuna uygulaması ile kara barut kullanımı yaygınlaşmıştır. Gerçek anlamda bir binanın patlayıcı ile devrilmesi ise kayıtlara ilk olarak 1605 yılında geçmiştir. Guy Fawkes adlı İngiliz, suikast amaçlı eyleminde variller dolusu barutu İngiliz parlamento binasının altına yerleştirmiştir. Tarihte dönüm noktası olarak sayabileceğimiz bir başka patlatmalı yıkım ise 1773 yılında İrlanda’ da, 70 kg lık barutla 700 yıllık “Holy Trinity” katedralinin yerle bir edilmesidir. Patlatmalı yapı yıkımlarının Amerika’ da uygulanması ise 1850’ lerin başlarında San Francisco’ da meydana gelen büyük yangınlar sebebiyle gerçekleşmiştir. Amerika’ nın kaya patlatması ve yangınla mücadelede avantaj haline getirdiği barut, İtalyan kimyager Ascanio Sobrero’ nun yeni ve güçlü bir patlayıcı karışımı olan nitrogliserini bulması ile tahtından inmişti. 1850’ lerin sonlarına gelindiğinde ise nitrogliserin patlayıcı sektöründeki yerini tamamen sağlamlaştırdı. Devam eden süreçte içlerinde İsveçli Alfred Nobel’ in de bulunduğu birçok kimyacı nitrogliserinli birçok kombinasyon deneyerek bu şiddetli ve kontrolü zor patlayıcıyı daha stabil ve güvenli bir hale getirmenin yollarını aradılar. Alfred Nobel bu özellikleri içeren patlayıcıyı yapmayı başardı ve adını dinamit koydu. Bu bölüme kadar her ne kadar çok önemli adımlar atıldıysa da 60’ lı yıllara kadar yıkılan bina sayısı birkaç yüzü geçmemektedir. 1960’ ların başlamasıyla birlikte teknikte çok daha detaylı çalışmalar yapılarak binaların kolonlardan yararlanılarak istenilen doğrultuda devrilmesi başarılmıştır. Aynı zamanda liderliğini “Explosive Technology Corporation” adlı şirketin yaptığı bir grup yeni patlayıcı araştırıcısı yüksek hızlı ve çok daha etkili bir patlayıcı olan RDX (cyclotrimethylenetrinitromine)’ i geliştirdi. RDX o kadar başarılı bir buluştu ki hala günümüzde de saygınlığını korumaktadır. Bu yıllardaki diğer gelişmeleri ise daha güvenli olan elektrikli sistemlere geçiş ve güvenli sınırda yer titreşimleri ve hava basıncı kontrollerinin sağlanması oluşturmuştur. Bu dönemde Atlantic City’ de dört ayrı otel ve bir gökdelen dört ayrı firma tarafından başarı ile yıkılmıştır. 1980’ lere gelinmesiyle birlikte medyadan da destek görmeye başlayan sektör, 1930-1970 yılları arasında beş dakika ile sınırlı tutulan görüntülerinin bir saati aşan yayınlara dönmesi ile kamuoyu üzerindeki imajını güçlendirdi. 1994 yılında Philadelphia’da bulunan 250,000 m2’ lik Sears Merchandise Center binasının yıkımı, patlatmalı yapı yıkım tarihine, uygulanan en büyük proje olarak adını yazdırmıştır. Bu yıkımı yaklaşık olarak 50,000 insan on iki saniye boyunca canlı olarak izledi. Gelişmeler olumlu yönde sürerken patlatmalı yıkımların ölümcül sonuçları da ortaya çıktı. 1997 yılında sektörün ödünü patlatan olay gerçekleşti ve Avustralya’ da yapılan bir yıkımda taş fırlaması sonucu 13 yaşındaki küçük bir kız hayatını kaybetti. Ama yaşanan bu ve benzeri olaylar sektörün daha güvenli-kontrollü yıkımlar konusundaki teknolojik çalışmalarını kamçıladı ve gelişim sürecini hızlandırdı. Günümüzde patlayıcı sektöründeki gelişmeler ile gelinen noktada 150 mt. Gibi kısa mesafelerde sönümlenen patlayıcılar üretilmiştir. Ülkemizde patlatma işleri özel izinler alınarak ve özel ehliyetli kişiler eşliğinde yapılmaktadır.
|